Merhaba,
Bugün kalktığımda düşündüm acaba nerededir,kiminledir.Biz onu düşünürken o kimi düşünüyordur bu soruları hep sormadıkmı kendimize aslında,unutamayıp takılı kaldıklarımız olmadımı,o takılı kaldıklarımız yanımızda olmasalar bile hala hayatımıza etki etmez mi işte en çok o koyar insana.
Unutmaya çalışırsın ama bir kelime bile bazen onları bize hatırlatır,Bugün işte o en çok ihtiyacımız olduğu zamanda yanımızda olmayanlara yazıyorum.Ben hiç aşk acısı çekmedim yada kız arkadaşımdan ayrılıp onu unutmaya çalışmadım zaten öyle unutulcak gibide ahım şahım bi kız arkadaşım olmadı ama hep bir aile hasreti çektim en ihtiyacım olduğu zamanlar annemın yanımda olmamasına sitem ettim yada benim bu hayattaki tek varlığım ve ruhumun yarısını içinde barındıran babamın bu son altı aydır yanımda olmaması,aslında bana bu acıları yaşatandı.Neyse kendi sorunlarımı şimdilik bir kenera bırakıyorum gelelim sizin sorunlarınıza.Herşey güzel olmak zorunda değil bu güzelliklerin acısınıda yaşamak gerekiyor bazen,bu acılar insana olgunluk ve hayata karşı ayakta durma gücünü veriyor.Sınavdan düşük aldığı için üzülmek yerine neden düşük aldım diye kendimize sorsak aslında belkide bundan bi ders çıkarabiliriz ama biz insan alemi kolaya kaçıyoruz ve üzülende biz oluyoruz eger bunları basit yöntemlerle aşarsak mutlu olan emin olun biz olucağız.
Yanındayken kıymetini bilmediklerimiz nedense zaten hep gittikten sonra içimize bir acı bırakıyor
o çıkıp gitmiştir ama sen olduğun yerde kalmışsındır varmı bunun gibi bir acı yada sevgilim terk etti çok yalnızım en büyük acıyı ben yaşıyorum diyerek dünyadaki acıları küçümseyen insanlardanmısın sende yoksa yada en sevdiğin bir hastane köşesinde yaşamla savaşırken onu mutlu etmek için hiç istemesede zorla etrafa gülümsemeler saçan mısın yoksa sen o boş eve anılarla yüzleşmemek için girmemeye korkan mısın.Sonuç olarak kimsenin acısı küçük değildir,sana ufacık görünen bir acı karşıdaki kişinin belkide içini parçalıyor bilemiyoruz ama onu acımasızca yargılayıp farklı şeyler söylüyebiliyoruz gelin o sözleri söylemeyelim,gelin acılarımızı beraber yaşıyalım. Sözlerime büyük acılar yaşamış ve o acılara karşı gücünü bitirip hayata gözlerini yuman büyük bir üstaddan sözlerle bitirelim.Bu arada Sevin,Özgür olun Ve Hayata inat Yaşamaya Devam Edin...
Acı Çekmek Özgürlükse Özgürüz İkimizde.
O Yuvasız Çalıkuşu Bense Kafeste Kanarya.
O Dolaşmış Daldan Dala Savurmuş Yüregini.
Ben Bölmüşüm Yüreğimi Baş Kaldıran Dizelere.
4 Ocak 2016 Pazartesi
23 Aralık 2015 Çarşamba
Hayatımın Anlamı Olan Kişiye...
Bu yazıyı yazmaktan çok korkuyordum aslında, cesaret edemiyordum. Ama benim
sana bir hediye vermem gerekiyor. Geç de olsa bu hediye benim belki de sana son
hediyem. Aslında bu yazıyı doğum gününde yazmak istiyordum ama başaramadım.
Korktum ama bugün bu korkuyu aşacağım. Evet babacım, sana yazıyorum bu yazıyı..
Okuyamayacak olsan bile bu benim sana olan görevim. Benim bu hayattaki tek
sevgilimdin, ve hep öyle kalacaksın. ''Ben ölürsem ağlar mısın'' diye soruyordun ya
bana, ağlayamıyorum be baba.. Çok zorluyorum ama olmuyor. O taştan kalbim, göz
yaşlarıma engel oluyor sanki. Sensiz yatamazdım, korkardım geceleri, kalkar yanına
gelirdim.. Hiç beni geri çevirmezdin. Annemin ölümünden sonra korkmuştum ama
bu korkuyu sen yok ettin be baba. Bana sevgili oldun, anne oldun, baba oldun, dost
oldun. Hiç kırmazdın beni, isteklerimi geri çevirmezdin. Beni hiç sevgiye aç bir
halde de bırakmadın. Hep aradığım o sevgi sendeydi. Zor şartlar altında büyüttün bizi
baba, ama hiç bıkmadın bizden. Hiç sitem etmedin, bir an bile olsa sevgini
esirgemedin. Yeri geldi altı ay, yeri geldi bir sene seni görmediğim oldu. Dünyayı
gezdin ama ben hep seni o binanın arka balkonundan kafamı uzatarak
bekledim. Bana bu karekteri sen kazandırdın baba. Haksızlığa boyun eğmemeyi, insanlığa
olan sevgimi sen kazandırdın. Evimizde zor zamanlarımız oldu ama hiçbir zaman
umutsuzluğa kapılmamıza izin vermedin. Senden sonra şu soruyu sorar oldum be
baba: ''Acaba Sana Layık Bir Evlat Oldum Mu?'' Bunu sadece sen ve ben bileceğiz
baba.. Sen o mermer hapishanede, ben ise sensiz yaşamaya alışmaya çalıştığım o
kocaman evde.. Alışamadım be baba.. Etrafımda sanki seni görüyor gibiyim, sesini
duyar gibi oluyorum. Senin yıllarını verdiğin o koca binada çalışıyorum şimdi ben de.
Arkadaşlarından kaçıyorum. Neden mi? Çünkü benimle senin hakkında
konuşmalarından korkuyorum. Ne cevap vereceğim hiç bilmiyorum. Kelimeleri
yüreğimden dilime götüremiyorum. Kısacası özledim seni baba, kimseyi
özlemediğim kadar özledim.. Bir berfin çiçeğinin güneşe duyduğu özlem gibi özledim
seni baba. Korkudan mezarına bile gidemiyorum. Gelip bunları sana anlatmak
isterdim, ama ben yine korkaklık yapıp buradan anlatmayı seçtim. Sana son kez
sarılmak için nelerimi vermezdim ki... Ama kendime sarılamam, çünkü ben senim
baba; hemde sonuna kadar. İyi ki doğdun baba, iyi ki bana ahmoş dedin, iyi ki bana
insanlığı öğrettin baba. Sözlerime bana doğum günlerimde yanına çağırıp, oturup
plaktan beraber dinlediğimiz şarkıyla son veriyorum;
''NURLAR İÇİNDE YAT GIZA''
30 Kasım 2015 Pazartesi
Bugün hayatım Değişti
Merhaba,bayadır yazmıyordum içimdeki o yazan ve üreten kişiyi kaybetmiştim ama bugün o kişi daha iyi ve daha mutlu geri döndü. Yine her sabah olduğu gibi erkenden kalkıp boş boş etrafı izledim,her zamanki gibi kapıdan çıkarken bir sigaramı yakıp çıktım Ankara mutsuzdu hava rezil ve insanlar gülmüyordu.Metroda insanlar bir birlerinin suratına bile bakmayıp boş boş 20 dakika o yolculukta hapsettiler ruhlarını içlerine.Kendi kendime sormaya başladım neden bu hayatta hep başkalarının istediği profile girmeye çalışıyoruz neden ? Yürümeye devam ettim iş yerime girip kartımı basıp giriş katta bulunan kurumsal iletişim birimime girdim,kimse yok acaba resmi tatil mi diye düşündüm ama değildi birden gelmeye başladılar iki aydır toplasanız beş kelime konuştuğum insanlarla çok sıkı bir muhabbetle başladım güne,Bilgisayarımı açtım ve gezerken internette bir foto-galeri buldum ve okudum ve beynimden vuruldum,Ulann haklı be dedim sonuna kadar haklı be dedim.Ve o an hayatımı değiştirmem gerektiğini anladım,mutlu değildim bunun farkına vardım param vardı istediğim nerdeyse herşeyi alabiliyordum ama mutlu değildim yaklaşık üç aydır bir kız arkadaşım yoktu,bu hayatta çok insan kaybettim için korkuyordum yeni birini hayatıma sokmaya ama bugün değişme kararı aldım.Mutlu olcam,sevcem ve zevk alcam sonuna kadar ve bundan sonra sürekli yazıcam ama sürekli bıkmadan.O içimdeki karamsar ve gelecek kaygısından başka birşey düşünmeyen insanı gömdüm bugün ve birdaha çıkmıcak,bundan sonra para kazanmak için yaşamıcam.Yaşayabilmek için para kazancam.Yani hayatı basit yaşıcam dostlar sonuna kadar hemde.
Bugünlük bu kadar yarın devam edicem bu yazımıda Bulutsuzluk Özleminin mükemmel eseriyle son veriyorum.Mutlu olun,Özgür Olun ve Sonuna kadar YAŞAYIN dostlar.
Tepedeki Çimenlikte
Yalınayak Dolaşarak
Yemyeşille Masmavinin
Ortasında Uzanarak
Hayaller Kurarak
Rüzgara Savurarak
Vazgeçmek Birdenbire
Herşeyden Vazgeçmek
Tepedeki Çimenlikten
Seyreylemek Şu Alemi
Küçülmüş Ufacık Olmuş
İnsanların Alemi
Bir Buluta Tutunur
Bir Kuşun Kanadına Takılmak
Vazgeçmek Birdenbire
Herşeyden Vazgeçmek
Sadece Gökyüzü
Sadece Deniz
Sadece Sen ve Ben
Sadece Sevgi
Hepsi Bu
Sadece Gökyüzü
Sadece Deniz
Sadece Sen ve Ben
Sadece Sevgi
Hepsi Bu
Bugünlük bu kadar yarın devam edicem bu yazımıda Bulutsuzluk Özleminin mükemmel eseriyle son veriyorum.Mutlu olun,Özgür Olun ve Sonuna kadar YAŞAYIN dostlar.
Tepedeki Çimenlikte
Yalınayak Dolaşarak
Yemyeşille Masmavinin
Ortasında Uzanarak
Hayaller Kurarak
Rüzgara Savurarak
Vazgeçmek Birdenbire
Herşeyden Vazgeçmek
Tepedeki Çimenlikten
Seyreylemek Şu Alemi
Küçülmüş Ufacık Olmuş
İnsanların Alemi
Bir Buluta Tutunur
Bir Kuşun Kanadına Takılmak
Vazgeçmek Birdenbire
Herşeyden Vazgeçmek
Sadece Gökyüzü
Sadece Deniz
Sadece Sen ve Ben
Sadece Sevgi
Hepsi Bu
Sadece Gökyüzü
Sadece Deniz
Sadece Sen ve Ben
Sadece Sevgi
Hepsi Bu
27 Ekim 2015 Salı
Sevgi Nedir ?
Soğuk bir ankara gününden merhaba diyerek başlamak istiyorum,ahh birde kar yağsa o zaman Ankara tam anlamıyla kendi özüne varır.Bugün deyinmek istediğim konu 'Sevgi nedir ? nerde bulunur ve nasıl elde edilir ? Sevgi karşılıksız olur ve sevgi tamamen insanın içindeki kişi tarafından belirlenir eğer o içinizdeki kişi demiyorsa o sevgi değildir.Ben sevgiyi kaybettim aradım bulamadım bu hayatta kaybettiğim insanlar gibi, ama yılmadım hala aramaya devam ediyorum pes etmedim bir gün emin olun hepimizin karşısına çıkıcak bu melet bizide mest etcek bizide mutlu etcek.Unutmadan birde karşılıklısı vardır bunun,tamamen çıkar,kazanç ve sahte dolu sevgiler vardır,ama bir çoğumuz anlamaz o sahteleri zaten bu yönde kaybedenler hep bundan müzdarip değil mi , o sahte insanlara yıllarını vermiştir veya cebindeki son parasını ama hep üzülende bizimkisi olmuştur bu nedenlede kendini dışarıya kapatıp sevginin var olmadığını iddia etmekten vazgeçemez.Bırak arkadaşım sevginin var olmadığını söyleyip kendini kandırmayı sevgi hep var sadece onu bulup kovalıcaksın bırakmıcaksın işte o zaman sevgiye sahip olursun.Yani siz siz olun bırakmayın bu duyguyu elber birgün hepimizin karşısına çıkıcak.Sözlerimi
güzel bir şiirle bitiyorum her zamanki gibi ÖZGÜR olun ve herzaman haklıyı savunun !
Tüm canlılar aç,hepside muhtaç.
Gönüllerde taç,yürekte inanç.
O bir ihtiyaç,yudum yudum iç.
Etrafına saç,kalbini kuşat.
Onu hep yaşat,sevgidir adı.
Hayatın tadı...
güzel bir şiirle bitiyorum her zamanki gibi ÖZGÜR olun ve herzaman haklıyı savunun !
Tüm canlılar aç,hepside muhtaç.
Gönüllerde taç,yürekte inanç.
O bir ihtiyaç,yudum yudum iç.
Etrafına saç,kalbini kuşat.
Onu hep yaşat,sevgidir adı.
Hayatın tadı...
20 Ekim 2015 Salı
Yalnızlık...
Merhaba aslında bugün yazmıcaktım ama canımdan çok sevdiğim bir insanin özel isteği üzerine yazma kararı aldım.Başlamadan önce şu soruyu sorun kendinize 'Yalnızlık nedir ? ' bence nedir biliyormusunuz yanlızlık düğününe,askerliğine kimsenin gelememesidir,kocaman bir evde tek başına masaya oturup o sessizligi televizyonla doldurmaktır,en sevdiğin insanların sadece mezarlarına gitmektir yalnızlık.Kalbinin içindeki sevgiyi biriyle paylaşamamaktır yalnızlık yada paylaşmaya korkmaktır çünkü sen yalnız bırakılmışsın kimseye güvenemiyorsun çünkü onunda bırakıp gitmesi korkusuyla yaklaşamıyorsun,korkusuzca sevmek bağlanmak isterken birden bire içine kapalı sevgisini gün yüzüne çıkaramıyan bir insan olup ortaya çıkıyorsun.Yalnızlığa peki boyun eğelim mi ?
tek başına ölücez korkusunu bir kenara bırakıp insalara yaklaşalım mı ? 'Sen Ne Biliceksin Bee' diyebilirsiniz bana ama en büyük yalnızlıkları ben yaşadım hemde şuanda 18 yaşımda olmama rağmen,siz en iyisimi ne yapın biliyormusunuz gidin sevin abi o perdeleri açın kendinizi gün yüzüne çıkarın,herkesin bir gram olsa bile sevgiye dostluğa ihtiyacı vardır hadi gidelimde o sevgiyi dostluğu bulalım.Bugünlük bu kadar Özdemir Asaftan güzel bir şiirle kelimelerimi bitirmek istiyorum ÖZGÜR olun ve herzaman haklıyı savunun .
YALNIZ'IN DURUMLARI
Sen herşeyi süpürebilirsin; sonbaharı süpüremezsin,
Yalnızsa, sürekli bir sonbaharı süpürür hep.. Düşünemezsin.
Yanar sobasında yalnız'ın üşüyen bakışları.
Lambasında karınlığa dönük bir ışık titrer sönük-sönük.
Penceresi dışına kapanmıştır, kapısı içine örtük.
Yalnız, bin yıl yaşar kendini bir an'da.
Yalnız'ın nesi var, nesi yoksa tümü birdenbire'dir.
Yalnız, bir ordudur kendi çölünde..
Sonsuz savaşlarında hep yener, kendi ordusunu.
Yalnız'ın sakladığı bir şey vardır;
Boyuna yerini değiştirir, boyuna onu arar...
Biri bulsa diye.
Yalnız, hem bilgesi, hem delisidir kendi dünyasının.
Ayrıca; hem efendisi, hem kölesidir kendisinin.
Tadını çıkaramaz görece'siz dünyasında hiçbirisinin.
Yalnız, sürekli dinleyendir söylenmemiş bir sözü.
Sözünde durması yalnız'ın yalancılığıdır kendisine..
Hep yüzüne vurur utancı. O yüzden gözlerini kaçırır
gözlerinden.
Yalnız'ın odasında ikinci bir yalnızlıktır ayna.
Yalnız, hep uyanır ikinci uykusuna.
Yalnız, kendi ben'inin sen'idir.
Bir sözde saklanmış bir yalanı, bir gözde
okuduğundan bakmaz kendi gözlerine bile.
Her susadığında o, kendi çölündedir.
Kendi öyküsünü ne anlatabilen, ne de dinleyebilen.
Kendi türküsünü ne yazabilen, ne söyleyebilen.
Bir zamanlar güldüğünü anımsar da...
Yoğurur hüzün'ün çamurunu avuçlarında.
Yalnız, aranan tek görgü tanığıdır
yargılanmasında kendi davasının..
Her duruşması ertelenir kavgasının.
Yalnız, hem kaptanı, hem de tek
yolcusudur bakmakta olan gemisinin..
Onun için ne sonuncu ayrılabilir gemisinden,
ne de ilkin.
Yalnız'ın adı okunduğunda okulda ya da yaşamda..
Kimse, (burada) diyemez.. Ama yok da..
Uykunun duvarında başladı..
Önceleri bir toz gölgesi sanki; sonra bir yumak yün gibi.
Ama şimdi iyice görüyor örümceğin ağını gün gibi.
Yalnız, duymuş olduğunun sağırı, görmüş olduğunun körüdür..
Ölür, ölür öldürür.. Öldürür, öldürür ölür.
Duyduklarını unutur, duyacaklarını düşünür.
Yalnız'ın adına hiç kimse konuşamaz..
O, kendi kendisinin sanığıdır.
Yalnız, önceden sezer sonra olacakları..
Paylaşacak biri vardır; anlatır, anlatır ona olanları,
olmayacakları.
Her leke kendisiyle çıkar.
YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ.
PAYLAŞILSA YALNIZLIK OLMAZ.
tek başına ölücez korkusunu bir kenara bırakıp insalara yaklaşalım mı ? 'Sen Ne Biliceksin Bee' diyebilirsiniz bana ama en büyük yalnızlıkları ben yaşadım hemde şuanda 18 yaşımda olmama rağmen,siz en iyisimi ne yapın biliyormusunuz gidin sevin abi o perdeleri açın kendinizi gün yüzüne çıkarın,herkesin bir gram olsa bile sevgiye dostluğa ihtiyacı vardır hadi gidelimde o sevgiyi dostluğu bulalım.Bugünlük bu kadar Özdemir Asaftan güzel bir şiirle kelimelerimi bitirmek istiyorum ÖZGÜR olun ve herzaman haklıyı savunun .
YALNIZ'IN DURUMLARI
Sen herşeyi süpürebilirsin; sonbaharı süpüremezsin,
Yalnızsa, sürekli bir sonbaharı süpürür hep.. Düşünemezsin.
Yanar sobasında yalnız'ın üşüyen bakışları.
Lambasında karınlığa dönük bir ışık titrer sönük-sönük.
Penceresi dışına kapanmıştır, kapısı içine örtük.
Yalnız, bin yıl yaşar kendini bir an'da.
Yalnız'ın nesi var, nesi yoksa tümü birdenbire'dir.
Yalnız, bir ordudur kendi çölünde..
Sonsuz savaşlarında hep yener, kendi ordusunu.
Yalnız'ın sakladığı bir şey vardır;
Boyuna yerini değiştirir, boyuna onu arar...
Biri bulsa diye.
Yalnız, hem bilgesi, hem delisidir kendi dünyasının.
Ayrıca; hem efendisi, hem kölesidir kendisinin.
Tadını çıkaramaz görece'siz dünyasında hiçbirisinin.
Yalnız, sürekli dinleyendir söylenmemiş bir sözü.
Sözünde durması yalnız'ın yalancılığıdır kendisine..
Hep yüzüne vurur utancı. O yüzden gözlerini kaçırır
gözlerinden.
Yalnız'ın odasında ikinci bir yalnızlıktır ayna.
Yalnız, hep uyanır ikinci uykusuna.
Yalnız, kendi ben'inin sen'idir.
Bir sözde saklanmış bir yalanı, bir gözde
okuduğundan bakmaz kendi gözlerine bile.
Her susadığında o, kendi çölündedir.
Kendi öyküsünü ne anlatabilen, ne de dinleyebilen.
Kendi türküsünü ne yazabilen, ne söyleyebilen.
Bir zamanlar güldüğünü anımsar da...
Yoğurur hüzün'ün çamurunu avuçlarında.
Yalnız, aranan tek görgü tanığıdır
yargılanmasında kendi davasının..
Her duruşması ertelenir kavgasının.
Yalnız, hem kaptanı, hem de tek
yolcusudur bakmakta olan gemisinin..
Onun için ne sonuncu ayrılabilir gemisinden,
ne de ilkin.
Yalnız'ın adı okunduğunda okulda ya da yaşamda..
Kimse, (burada) diyemez.. Ama yok da..
Uykunun duvarında başladı..
Önceleri bir toz gölgesi sanki; sonra bir yumak yün gibi.
Ama şimdi iyice görüyor örümceğin ağını gün gibi.
Yalnız, duymuş olduğunun sağırı, görmüş olduğunun körüdür..
Ölür, ölür öldürür.. Öldürür, öldürür ölür.
Duyduklarını unutur, duyacaklarını düşünür.
Yalnız'ın adına hiç kimse konuşamaz..
O, kendi kendisinin sanığıdır.
Yalnız, önceden sezer sonra olacakları..
Paylaşacak biri vardır; anlatır, anlatır ona olanları,
olmayacakları.
Her leke kendisiyle çıkar.
YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ.
PAYLAŞILSA YALNIZLIK OLMAZ.
13 Ekim 2015 Salı
Hayat Devam Ediyor...
Aslında bu başlığı seçerken zorlandım ama son günlerde yaşadıklarımıza karşılık diyebileceğimiz tek cümle.Bildiğiniz üzere çok kısa bir süre önce bir çok insanımızı hain bir terör eyleminde kaybettik.Kimileri dostlarını kaybetti,kimileri annelerini,kimileride babalarını o gün o meydanda kaybetti,bazıları 'Hdp`li onlar ölsünler,Komünist Onlar gebersinler ' gibi ifadeler kullanarak aslında bizi daha çok yaraladı.O gün o meydanda insanlık öldü be dostum ! o gün o meydanda bir kez daha görmüş olduk barışın bu ülkede gölgesini bırakamıcak olduğunu,ne kadar uğraşırsak uğraşalım olmuyor.Suruç`tan sonra bu olay,ne yapsak vaz mı geçsek ? hiç bir şey olmamış gibi evimize çekilip kendimizi televizyonlarımıza esir mi bıraksak yada onlardan mı olsak en azından ölmeyiz yaşarız mantığıyla,Eğer böyle bir düşünen varsa durmasın çeksin bir tabanca sıksın kafasına ! İşte asıl zaman geldi,sesimizin daha gür çıktığı,korkusuzca bağırıp hakkımızı savunacağımız zaman geldi,suçlu kim olursa olsun Devlet,Terör örgütleri,Avrupa yada Amerika işte ondan hesap sorma günü bugündür.Biz sadece suçluların hesap vermesini istiyoruz ama boşverin Hayat Devam Ediyor biz barışı elbet bu ülkeye getireceğiz.Sözlerimi Nazım üstad`tan güzel bir şiirle bitirmek istiyorum 'Biz Açlık Ordusu Geliyoruz !
Açlık Ordusu Yürüyor
Açlık ordusu yürüyor
yürüyor ekmeğe doymak için
ete doymak için
kitaba doymak için
hürriyete doymak için.
Yürüyor köprüler geçerek kıldan ince kılıçtan keskin
yürüyor demir kapıları yırtıp kale duvarlarını yıkarak
yürüyor ayakları kan içinde.
Açlık ordusu yürüyor
adımları gök gürültüsü
türküleri ateşten
bayrağında umut
umutların umudu bayrağında.
Açlık ordusu yürüyor
şehirleri omuzlarında taşıyıp
daracık sokakları karanlık evleriyle şehirleri
fabrika bacalarını
paydostan sonralarının tükenmez yorgunluğunu taşıyarak.
Açlık ordusu yürüyor
ayı ini köyleri ardınca çekip götürüp
ve topraksızlıktan ölenleri bu koskoca toprakta.
Açlık ordusu yürüyor
yürüyor ekmeksizleri ekmeğe doyurmak için
hürriyetsizleri hürriyete doyurmak için açlık ordusu yürüyor
yürüyor ayakları kan içinde.
yürüyor ekmeğe doymak için
ete doymak için
kitaba doymak için
hürriyete doymak için.
Yürüyor köprüler geçerek kıldan ince kılıçtan keskin
yürüyor demir kapıları yırtıp kale duvarlarını yıkarak
yürüyor ayakları kan içinde.
Açlık ordusu yürüyor
adımları gök gürültüsü
türküleri ateşten
bayrağında umut
umutların umudu bayrağında.
Açlık ordusu yürüyor
şehirleri omuzlarında taşıyıp
daracık sokakları karanlık evleriyle şehirleri
fabrika bacalarını
paydostan sonralarının tükenmez yorgunluğunu taşıyarak.
Açlık ordusu yürüyor
ayı ini köyleri ardınca çekip götürüp
ve topraksızlıktan ölenleri bu koskoca toprakta.
Açlık ordusu yürüyor
yürüyor ekmeksizleri ekmeğe doyurmak için
hürriyetsizleri hürriyete doyurmak için açlık ordusu yürüyor
yürüyor ayakları kan içinde.
6 Ekim 2015 Salı
Acaba İnsanmıyız?
Son günlerde bu soruyu günde birkaç kez sormaya başladım.Son birkaç yılın en kötü olaylarını yaşadığımız ülkemizde bu soru sizcede normal mi ? Her ne olursa olsun ve ne değişirse değişsin bu soruyu her defasından cevaplayamamak anormal mi ? Neyse konuya girmek istiyorum,bildiğiniz gibi insanlık panzerler arkasında sürüklendi.Suçu her ne olursa olsun bunu yapmak insana bir zevk,bir haz verdiyse ben o kişinin insanlığını sorgulamak istiyorum, yada ona insan deyin bize demeyin istiyorum.Bu kadarmı düşman olduk birbirimize,bu kadarmı kin kapladı kalplerimizi,ortada istenmeyen bir savaş var bunun suçlusu sizde doğudaki halk mı yoksa evlerinde sıcacık yuvalarında kararlar veren insanlar mı ? Sorarım bunu size ya kökten bitirin yada artık insanları rahat bırakın yeterince acı tatmış insanlara dahada acı yaşatmak hoşunuzamı gidiyor anlamış değilim.Kürk kökenli bir insanım ve ailem yıllarca aktif siyaset içinde bulunmuş bir aile , türkiyede doğdum ve son birkaç ay önce türkiyede ölmek istiyordum . Ama bu fikrim değişti ilk fırsatta defolup gitmek istiyorum ve kirli savaşınızla asla ve asla hiç bir yerde karşılaşmak istemiyorum.Bu yazımı güzel bir sözle bitirmek isterdim ama içimden gelmedi kendinize iyi davranın ve özgür yaşayın !
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
